Reddead Wikia
Advertisement


Arthur Morgan, Red Dead Redemption 2'nin oynanabilir ana karakteridir.

Hakkında[]

Geçmişi[]

Arthur (sağda) Hosea Matthews (solda) ve Dutch van der Linde.

Arthur Morgan, 1863 yılında kuzey ABD'de Beatrice ve Lyle Morgan'ın çocuğu olarak doğdu. Arthur küçükken babası bir suçlu ve kanun kaçağıydı, aynı yıllarda annesi bilinmeyen sebeplerden öldü. 1874'te Arthur 11 yaşındayken babası hırsızlıktan tutuklandı. Arthur daha sonraları babasının ölümüne tanık oldu. Babasıyla gergin bir ilişkisi olmasına rağmen, onun şapkasını taktı ve bir resmini hep yanında taşıdı.

1877 civarında, Arthur 'vahşi bir suçluya' dönüştüğü sıralarda Dutch van der Linde ve Hosea Matthews tarafından sokaklardan kurtarıldı. İkiliyi baba figürü olarak gören Arthur, Dutch'ın uygarlığın ve hukukun üstünlüğünün kısıtlamalarından arınmış bir yaşam arzusu fikrine de destek olmaya başladı. İkili Arthur'a okumayı, yazmayı, avlanmayı, dövüşmeyi, ateş etmeyi ve ata binmeyi öğretti. Aynı zamanda Arthur, Van der Linde çetesinin kurucu üyelerinden biri oldu.

Arthur kısa süre sonra, kendisine yakın gördüğü ve ara sıra ona banyo yaptırdığı Copper adında bir evcil köpek buldu. Arthur onu kontrol etmekte güçlük çekse de, köpeğini çok sevdi. Copper daha sonraları öldü ve Arthur onun bir resmini hep yanında taşıdı. Ayrıca daha sonraları Boadicea adında, zamanla imzası haline gelen bir dişi at satın aldı.

Arthur'un yetişkinliğinin ilk yıllarında Mary Gillis adında bir kızla tanıştı ve ikili birbirlerine derinden aşık oldu. Daha sonra ise nişanlandılar. Arthur, Mary'nin küçük kardeşi Jamie ile arkadaş oldu ve ona ata binmeyi öğretti. İlerleyen zamanlarda Arthur'un suç dolu bir yaşamı tercih etmesi, Mary'nin ailesinin bu ilişkiyi onaylamamasıyla birleştiğinde; özellikle babasından, nihayetinde ilişkilerinin bitmesine ve çiftin ayrılmasına sebep oldu.

1884'te Arthur çete için balık tutmaya gönderildi ve üç güzel levrek ile kampa geri döndü. Çete büyük bir şölenle kutlamalar yaptı ve bütün gece kadeh kaldırdı. Ertesi hafta, Arthur ve Dutch yerel pazarda yürüyüşe çıktılar ve Arthur'un levrekleri bir balık satıcısından satın aldığı ortaya çıktı.

1885'te, Dutch tarafından bir grup Illinois çiftlik sahibi tarafından linç edilmekten kurtarılan John Marston adında 12 yaşında bir çocukla karşılaştı. John çeteye katıldı ​​ve Arthur'un yanında büyüdü, ikili birbirlerine yakın iki kardeş olarak büyüdü. Dutch, ekiptekilere yozlaşmış bir hükümete karşı anarşist bir dünya görüşü aşıladı ve intikamın aptalca bir oyun olduğunu öğretti. Yıllar geçtikçe, Arthur ve John Dutch'ın en sevdiği 'oğulları' olmaya başladı.

1887'de Arthur, Dutch ve Hosea ile birlikte çetenin ilk büyük banka soygununa katıldı. Saat 2'de üçlü, Lee ve Hoyt'un banka binasına girdiler ve 5000 dolarlık altınla kaçmayı başardılar. Soygundan sonra kasabada oyalandılar, kulübelere, gecekondulara ve yetimhanelere para dağıttılar ve kendilerini 'Robin Hood' figürü olarak gösterdiler. Bu olaylardan sonra Arthur aranan bir adam olmaya başladı.

Birkaç yıl sonra Arthur, Eliza adında 19 yaşındaki bir garsonla tanıştı ve onunla birlikte oldu, daha sonra Eliza oğulları Isaac'e hamile kaldı. Eliza, Arthur'un yaşam tarzını bilmesine rağmen, Arthur'un kendisine ve oğullarına sunduğu her türlü desteği kabul etti. Tutamayacağı hiçbir şey için söz vermek istemeyen Arthur, onlara başlarının çaresine bakmasını söyledi. Birkaç ayda bir Eliza ve Isaac'i ziyaret eder ve günlerce yanlarında kalırdı. Arthur, Isaac'i "iyi bir çocuk" olarak ona sevgiyle bakardı, bir keresinde onu balık tutmaya götürdü.

Ancak trajik bir şekilde bir gün Arthur Eliza ve Isaac'ı ziyarete geldiğinde kapıya asılmış iki haç fark etti, içeri girince ikisinin de öldüğünü gördü. Daha sonra soyguncular tarafından Eliza ve Isaac'in on dolar için öldürüldüklerini öğrendi. Bu travmatik olay, Arthur'u daha da sert bir adam yaptı, çünkü bu acıyla başa çıkamadı.

1894'te Abigail Roberts adında bir fahişe Van der Linde Çetesi'ne katıldı. Abigail, John Marston'a aşık oldu ve Jack adındaki oğullarına hamile kaldı. Arthur, Jack büyürken ona bir amca figürü oldu. Ancak John, çocuk için sorumluluk almayı reddetti ve kısa süre sonra çeteden ayrıldı. Yaklaşık bir yıl sonra John geri döndü, Dutch ve çetenin çoğunluğu onu iyi karşılarken, Arthur bu yaptığı yüzünden ihanete uğradığını hissetti ve ikili arasında yıllar içinde giderek büyüyen bir problem ortaya çıktı.

Red Dead Redemption 2 olayları[]

Colter Bölümü[]

Arthur Morgan, Ambarino'da.

Başarısız bir tekne soygununun ardından Dutch ve çete, Blackwater'dan ve kanun yaptırımlarından kaçmak için batıdaki dağlara doğru gitmek zorunda kalır. Dutch ve Arthur, terkedilmiş maden kasabası Colter'a sığındıktan kısa bir süre sonra, ikili keşfe çıkan John Marston veya Micah Bell'i aramaya giderler. Arthur ve Dutch, bulduğu bir çiftlik hakkında onları bilgilendiren Micah'ı bulurlar ve içeride bir parti yapıldığını fark ederler. Çiftlik evini istila eden O'Driscoll üyeleriyle karşılaşırlar ve Dutch onlardan erzak yardımı ister. O'Driscoll'lardan birinin Dutch'ı tanıması sonucu O'Driscoll'ların ölümüyle sonuçlanan bir silahlı çatışma patlak verir. Ekip çiftliği yağmalarken, kocası O'Driscoll'lar tarafından öldürülen Sadie Adler ile karşılaşırlar. Durumuna acıyarak onu kampa getirirler. Döndükten kısa bir süre sonra, Abigail Roberts Arthur'dan John Marston'ı bulmasını ister. Arthur ve Javier Escuella, John'un kurtlar tarafından saldırıya uğradıktan sonra ciddi şekilde yaralandığını ve yüzünün her tarafını yaralar içinde bulurlar. Onu, kampa götürürlerken kurt sürüsünün saldırısına uğrarlar ve Arthur kurtları öldürür.

Dutch, çiftlikte sorguladıkları bir O'Driscoll'ın dediğine göre yakınlarda bulunan bir O'Driscoll kampına bir saldırı düzenlemeye karar verir. Çete kampa saldırır ve O'Driscoll üyelerini öldürür, dinamit ve O'Driscoll'un soymayı planladığı Leviticus Cornwall'a ait bir tren hakkında bilgi edinir. Colter'a dönüş yolunda, daha önce Colm tarafından çeteden atılan bir O'Driscoll ile karşılaşırlar. Arthur onun peşine düşer ve yakalar. Adının Kieran olduğunu belirten O'Driscoll üyesi, çetenin kampına hapsedilir ve kendisine yiyecek verilmez.

Çetenin Blackwater'dan aceleyle kaçması nedeniyle, yiyecek ve erzak sıkıntısı yaşanır. Arthur, Charles Smith ile beraber biraz yiyecek bulmak için dışarı çıkar; bu sırada Charles, Arthur'a bir yay verir ve ona iz sürmeyi öğretir. Charles, Arthur'a bazı av ipuçları verirken, ikili dostça sohbet etmeye başlar, hem çete içi hem de başka konuları konuşurlar. Arthur iki geyiği yakalamayı başarır ve böylece o ve Charles, önlerindeki birkaç gün boyunca çeteye yetecek kadar yiyecekle kampa dönerler.

Çete, dağlardan inebilmek adına para için Cornwall'a ait bir treni soymak istedi. Ancak treni havaya uçurmak için döşenen dinamit patlamadı. Bu yüzden trenin peşinden gitmek zorunda kaldılar. Arthur, Lenny ve Javier trene atlarlar, ancak Javier aşağı düşer, Lenny'nin eli kayar ancak yine de vagona tutunmayı başarır. Arthur, Lenny'i yukarı çeker, ikili trende ilerlemek için trenin muhafızlarıyla çatışır. Arthur treni durdurur. Çete daha sonra özel vagona girmek için dinamit kullanır ve burada çok değerli bazı devlet tahvilleri bulmayı başarır. Dutch daha sonra Arthur'u, teslim olan son üç muhafızla istediği gibi ilgilenmesini belirterek ayrılır; üç muhafızın kaderi burada oyuncuya bırakılır. Arthur, Colter'a geri döner.

Horseshoe Overlook Bölümü[]

Bu olay sonrası çete, Valentine kasabası yakınlarındaki Heartlands'de yeni bir kamp kurmak üzere dağı terk eder. Arthur, Valentine'daki salona gider ve burada Javier, Charles ve daha sonra Bill ile buluşur. Bill, bara girdikten sonra sarhoş bir şekilde birine omuz attıktan sonra bir bar kavgası çıkar. Biraz süren kavgadan sonra Tommy adında iriyarı bir adam Arthur'u salonun penceresinden dışarıdaki çamurlu sokağa fırlatır. Uzun bir kavgadan sonra, Arthur herifi şiddetli bir şekilde döver, arka arkaya yumrukladığı sırada Thomas Downes adlı kasaba sakini Arthur'a durması için yalvarır. Dövüş sona erdikten sonra Arthur, kasabaya gelen Dutch ile karşılaşır ve Josiah Trelawny ile muhabbet ederler. Çete üyelerinden Sean MacGuire'ın hayatta olduğunu öğrenir ve onu kurtarmak için planlar yaparlar. Dutch, Sean'ı kurtarmak için Arthur'u Trelawny, Charles Smith ve Javier Escuella'ya eşlik etmesi için gönderir. Kurtarma girişimi sırasında Arthur, Trelawny ve Javier ile birlikte önden saldırıya katılırken, Charles uzaktan keşif yapar. Ödül avcılarıyla geçen kanlı bir çatışmanın ardından ekip Sean'ı kurtarır ve birlikte kampa dönerler.

Arthur, kendisine kuzgun bir siyah Shire atı veren Hosea ile birlikte "1000 kiloluk bir ayı" avına çıkar. İkili, ayıyı bulmak için Grizzlies East'e doğru yola çıkar, ancak yolda Valentine'daki ahırda dururlar ve Arthur burada kendine bir at satın alır. Ayının bulunduğu konuma gelen ikili yere biraz yem attıktan sonra, ayıyı bekler. Ayı beklenmedik bir anda ortaya çıkar ve ikiliye saldırır. Arthur ayıyla mücadele eder ve ayıyı korkutup kaçırmayı başarır. Hosea, Arthur'a hayatını kurtardığı için teşekkür eder ve ona Efsanevi Hayvanların haritasını verir. İkili o sıra ayrı ayrı veya birlikte kampa geri dönebilir. Daha sonra Arthur, çetenin dağlarda yakaladığı O'Driscoll'u sorgulamaya başlar. Dutch, Colm O'Driscoll'un yerini söylemezse, Kieran'ı sıcak maşayla hadım etmesi için Bill'i çağırır. Kieran, Colm'un Six Point Cabin'de olduğunu söyler. Keiran, Arthur, John ve Bill'e yeri tarif etmek konusunda eşlik eder. Mekana ulaştıktan sonra üçlü, bir çatışma çıkmadan önce, O'Driscoll üyelerinin bir kısmını gizlice öldürür. Arthur, Colm'u bulma umuduyla kulübeye girer, ancak bir O'Driscoll üyesi tarafından tuzağa düşer. Arthur öldürülmeden önce, Kieran belirir ve O'Driscoll üyesini vurarak Arthur'un hayatını kurtarır. Arthur, Colm'un orada olmamasından dolayı ekibi tuzağa düşürdüğünü savunarak Kieran'ın üstüne yürür. Kieran, durum böyle olsaydı Arthur'un hayatını kurtarmayacağını belirtir ve Kieran çeteye dahil edilir. Arthur ayrıca bu bölümün bir noktasında isteğe bağlı olarak Charles ile bizon avına gidebilir ve ayrıca Javier ile Chez Porter çiftliğini soyabilir.

Bir noktada Arthur, Mary Linton'dan Arthur'dan onunla buluşmasını istediğini belirten bir mektup alır. Mektubu okuduktan sonra Leopold Strauss, Arthur'a bir çiftlik sahibi olan Thomas Downes'tan bir borcu tahsil etmesi gerektiğini belirtir. Arthur, Downes Ranch'a gider ve Thomas Downes ile yüzleşir. Thomas yoksul olduğunu söyler, ancak Arthur sonuç odaklı davranarak onu döver ve hırpalar. Bu sırada, Thomas'ın karısı Edith Downes gelir ve kocasının hasta olduğunu, gerçekten yoksul olduklarını söyleyerek Arthur'un çiftliği terk etmesini söyler. Arthur kısa bir süre sonra Mary ile buluşur ve Mary ona kardeşi Jamie'nin Chelonians olarak bilinen bir dini külte katıldığını söyler. Arthur ona yardım etmeyi kabul ederse, Jamie'yi Cumberland Forest yakınında kült ekibiyle birlikte bulur. Arthur kült ekibini korkutur ve korkup kaçan Jamie'yi kovalar, sonunda onu yakalar. Mary'ye geri dönmeden önce Jamie kendisini öldürmek için silahı kendi başına dayar ancak Arthur kıvrak bir şekilde silaha ateş eder ve Jamie'nin intiharını önler.

Bir keşif görevinden döndükten sonra Lenny Summers, Arthur ve Dutch'a, Micah'ın sarhoş olduktan sonra Strawberry'de silahlı çatışmaya başladığını ve ardından iki O'Driscoll'u öldürdüğünü ve bu yüzden tutuklandığını söyler. Arthur, Micah'ı kurtarmadan önce, Lenny ile birlikte sinirlerini yatıştırmak adına içki içmek için Valentine'e getirir ve ikisi de zil zurna sarhoş olur. Ayıldıktan sonra Arthur, Micah'ı kurtarmak için Strawberry'e gider. Şerif, Micah'ı serbest bırakmayı reddeder, bu yüzden Arthur şerifi ve yardımcısını öldürmek zorunda kalır. Micah'ı kurtardıktan sonra birlikte kaldığı O'Driscoll üyesi hücre arkadaşını öldürür. Arthur, Micah'a derhal kasabadan ayrılmaları gerektiğini söyler, ancak Micah yapması gereken bir şey olduğunu söyleyerek reddeder. İkili, Micah'ın bir eve gelip kapıyı çalana, orada yaşayan Norman adında bir adamı ve karısını öldürene ve değerli tabancalarını onlardan alana kadar kasabadaki hemen hemen tüm kanun adamlarını öldürmek zorunda kalır. İkili daha sonra atlarına biner ve peşindeki kanun adamlarıyla savaşır. Arthur, Micah'ı gereksiz şiddete karşı pervasızlığı ve silah için geri dönmesi konusunda azarlar. Micah, Dutch'a kendini affetmek için bir şeyler yapana kadar kampa dönmeyeceğini söylüyor - Arthur'dan bir soygun yapmak için yakınlarda bir yerde buluşmasını istiyor.

Arthur ve Jack balık tutmaya giderken.

Daha sonra Arthur, Micah ile buluşmaya gider ve böylece Micah'ın, O'Driscoll üyesi hücre arkadaşından öğrendiği bir posta arabasını soymak için yola çıkarlar. Arabaya el koyduktan sonra, önlerini kesen O'Driscoll çetesi tarafından saldırıya uğrarlar. Arthur ve Micah bir nehrin diğer tarafından onlarla savaşır. İkili sonunda posta arabasının arka bagajında saklı parayı alır pay eder ve ayrılırlar. Daha sonra, kamptayken Abigail, Arthur'dan Jack MarstonDakota River'da balık tutmaya götürmesini ister. Balık tutarlarken Pinkerton Ulusal Dedektiflik Bürosu ajanları Andrew Milton ve Edgar Ross belirir. Milton, Mac Callander'ı yakaladıklarını ve öldürdüklerini iddia eder ve Arthur'a Dutch'ı teslim etmesi karşılığında kendinin idam edilmekten kurtulacağını belirtir. Ajanlar ayrıldıktan sonra Arthur Jack'i kampa geri götürür.

John, Arthur ile bağlantı kurar ve ona Valentine'den geçecek bir tren olduğunu söyler. Arthur'a treni durdurmak için Cornwall şirketine ait benzin taşıyan bir posta arabası çalmasını önerir. Arthur posta arabasını çalar. Daha sonra Sean, Charles ve John ile buluşur. Posta arabasını trenin istikametine, tren raylarına koyduktan sonra çete saklandığı yerden çıkar ve trene biner. Charles makinist ile ilgilenir, John ganimet için bir çantayla yolcuları gezer ve Arthur vermek istemeyenlere silahla vurur. Daha sonra bagaj arabasıyla uğraşan Sean'ın yanına giderler. Arthur Sean'ı bir muhafızla mücadele ederken bulur ve muhafızı öldürür. Soygun, kanun adamlarının gelmesiyle kısa kesilir. Dört çete üyesi birkaç kanun adamını öldürdükten sonra oradan ayrılır.

Hala daha fazla paraya ihtiyaçları olduğunu düşünen John, Arthur'a bir koyun sürüsünün Valentine'da satılacağını duyduğunu söyler. Ayrıca John, Arthur'a bir keskin nişancı tüfeği almasını söyler ve bir tepeye çıkarlar, sürüyü yöneten çifçilerin yakınlarına uzaktan sıkarak çiftçileri korkutup kaçırırlar. Sürüyü önlerine katıp Valentine'a götürürler. Koyunları satacakları adam koyunları tanır ve ikiliye tüm kârın yüzde yirmi beşini ona öderlerse bu durumdan kimseye bahsetmeyeceğini belirtir. Arthur karşı çıksa da John adamla müzakere eder ve miktar yüzde on sekize düşer. Satış sonrası Arthur ve John yakındaki salona giderek Strauss ve Dutch ile buluşurlar. Arthur ve Dutch salonda otururken, Leviticus Cornwall ve adamları dışarıda Strauss ve John'u yakalar. Dutch ve Arthur, ikiliyi kurtarır. Artık bu bölgede kalamayacaklarını anlayan Dutch, Micah tarafından önerilen kamp yeri Dewberry Creek'i araştırmak için Arthur ve Charles'ı gönderir. Arthur ve Charles kamp yerini kontrol ederken eşi kaçırılmış bir Alman kadın ve çocuklarını görürler. Charles, kayıp adamın izini Clemens Point'e kadar takip etmeyi başarır, burada bazı haydutlarla çatışırlar ve adamı serbest bırakırlar. Arthur adamı ailesine götürürken Charles, kampı taşıyacakları yeni bir yer bulduklarını bildirmek için çeteye döner.

Clemens Point Bölümü[]

Arthur, şerif yıldızıyla.

Ekip yeni kamp yerine taşındıktan sonra Hosea, Arthur ve Dutch gezintiye çıkar. Çete üyelerinden Trelawny'i yasadışı bir altın arama operasyonu yürüttüğü için yakalayan Şerif Leigh Gray ile karşılaşırlar. Arthur, kaçan bir grup kanun kaçağını yakaladıktan sonra Trelawny serbest bırakılır. Buna ek olarak Şerif Gray, Lemoyne Raiders'ın kaçak içki operasyonunu çökertmek için Arthur, Dutch ve Bill Williamson'dan yardım etmelerini ister. Dutch, bölge şerifinin güvenini kazanıp soygun işlerini daha güvende yapabilmek adına şerifin yardım çağrılarına olumlu yanıtlar verir. Şerif yardımcısı Archibald MacGregor'un yardımıyla ekip, kaçak içki operasyonunu çökertmeyi başarır ve Şerif'in güvenini kazanır.

Dutch, Arthur'a Gray ailesi hakkında daha fazla bilgi toplamak için Caliga Hall'a gitmesini söyler. Arthur, Beau Gray'den sevgilisi Penelope Braithwaite'e mektup götürmek için Braithwaite Malikanesi'ne gider. Mektubu ona teslim ettikten sonra Penelope, Beau'ya vermesi için ona tokasını verir. Mektupta Penelope, kadınların oy hakkı mitingine katılmak istediğini yazmıştır. Penelope'nin kadınların oy hakkı mitingine gideceği haberi Beau'yu alarma geçirir ve Arthur'a sevgilisinin hayatının tehlikede olduğunu söyler ve onu kurtarmasına yardım etmesi için Arthur'a para teklif eder. Arthur ve Beau, protestocuların yanına gelir ancak Penelope gitmek istemez. Bu sebepten ötürü Penelope, Arthur'a arabayı onu koruması için ricada bulunur.

Daha sonra Dutch, Trelawny'nin ortadan kaybolmasından endişe duyar ve onu bulması için Arthur ve Charles'ı gönderir. Trelawny'nin aceleyle ayrıldığına dair ipuçları olan kervanı bulurlar. relawny'nin yakındaki bir çiftlik evinde tutulduğunu söyleyen ödül avcılarından birini sorguya çekerler. İkili, olay yerine gider ve ödül avcılarıyla çatışıp Trelawny'i kurtarırlar.

Uncle, Arthur'a posta arabası soygununa katılmak isteyip istemediğini sorar. Charles ve Bill ile birlikte Arthur teklifi kabul eder. Soyacakları posta arabasının Cornwall'a ait olduğu ortaya çıkar ve planladıklarından daha fazla korumayla karşılaşırlar. Posta arabasını soyduktan sonra, çete üyeleri yakındaki bir ahırda saklanır. Ancak Cornwall'ın adamları onları bulur ve çatışma çıktığı sırada ahırda da yangın çıkar. Ekip, ormana doğru kaçarken çatışmaya devam eder ve izlerini kaybettikten sonra kampa dönerler.

Çok geçmeden Lenny, Arthur'a Rhodes'da bazı yerel halkla konuştuğunu, Lemoyne Raiders'ın büyük bir silah deposu olduğunu öğrendiğini söyler. Arthur, Lemoyne çetesini soymayı kabul eder Shady Belle'e gidip Lenny ile birlikte silahları çalar. Kampa geri döndükten sonra Arthur, zuladan bir Sürgü Mekanizmalı Tüfek'i kendisine saklayacağını geri kalanları kampa para için satacağını belirtir. Arthur ayrıca Sean ile bir çiftliği, yine Sean ve Mary-Beth ile bir posta arabası soymak ve Bill ve Tilly ile başka bir posta arabası soymak gibi diğer çete üyeleriyle birlikte çeşitli soygunlarda yapabilir. Bunun dışında, Kieran ve daha sonra Javier ile balığa gidebilir.

Bu olaylardan hemen sonra, Bill ve Karen Jones ve Lenny, Arthur'a Valentine bankasını soymayı teklif ederler. Soygun sonrası Arthur, kocasının borçlu olduğu Edith Downes'tan parayı almak için Downes Çiftliği'ne gider. Edith, kocası Thomas'ın hastalıktan öldüğünü belirtir.

Çete, Colm O'Driscoll'un Dutch ile bir ateşkes yapmak istediğini öğrenir. Hosea bunu bir tuzak olarak görse de, Dutch, Micah'ın ikna edici sözlerinden sonra Colm ile görüşmek istediğini belirtir. Arthur her ihtimale karşı bir zirvede toplantıyı dürbünlü tüfek ile takip eder. Ancak bir kaç O'Driscoll üyesi Arthur'u bayıltır. Bir sığınağa götürüp Arthur'a işkence ederler. Colm, Arthur'u Pinkertonlar'a vereceğini belirtir. Arthur kendi imkanlarıyla bağlı olduğu zinciri kırıp oradan kaçar ve kampa döner, birkaç hafta dinlendikten sonra iyileşir.

Birkaç hafta sonra çete, Braithwaite ve Gray ailesini soymayı planlar. Arthur Sean'la beraber, Braithwaite'ten önemli miktarda aldığı para karşılığında Gray ailesinin tütün tarlalarını ay ışığı kullanarak ateşe verir. Daha sonra Arthur, John ve Javier ile Braithwaite malikanesine gider ve ailenin değerli atlarını çalar. Tavish Gray, atları beş bin dolar nakite bir at çifltiğine satabileceklerini söylese de, bunun yalan olduğu ortaya çıkar ve ekip atları yedi yüz dolara satar. Çeteye daha sonra Gray ailesi tarafından potansiyel bir iş fırsatı için Rhodes'e gelmeleri söylenir. Bill, Micah ve Sean, Rodos'a giderler, kısa bir süre sonra Arthur gelir, ancak bunun bir pusu olduğu ortaya çıkar. Sean başından vurularak öldürülür ve Bill, Şerif tarafından esir alındı. Micah ve Arthur, Şerif Gray ve yardımcılarıyla yüzleşmeden önce caddedeki Gray ailesinin adamlarını öldürür. Şerif Gray, Bill'i rehin tutarak ofisinden çıkar. Arthur hızlı bir hamleyle Şerif Gray'i ve yanındaki iki adamını vurur. Daha sonra Arthur, Sean'a olan sevgisini ifade eder ve Bill'den ona uygun bir cenaze töreni yapmasını ister.

Kampa döndükten sonra Arthur, Braithwaite ailesinin Jack'i, çetenin atlarını çaldıkları için intikam amacıyla kaçırdıklarını duyar. Çetenin erkekleri Braithwaite Malikanesi'ne saldırır ve uzun bir çatışmadan sonra Catherine Braithwaite'i esir alırlar. Catherine, Jack'in yerini açıklamayı reddeder ve çete, malikaneyi yakar. Daha sonra Jack'in Saint Denis'te yaşayan bir İtalyan suç lordu Angelo Bronte'ye verildiğini öğrenirler. Kampa döndüklerinde, Ajanlar Milton ve Ross bir kez daha Dutch'ın teslim olmasını ve çetenin geri kalanının kaçması için bir teklif sunar. Teklif reddedilir ve Milton elli adamla geri dönme sözü vererek oradan ayrılır. Çete hızla Lenny ve Arthur'un daha önce Lemoyne Raiders'dan temizlediği Shady Belle'e taşınmaya hazırlanır.

Saint Denis Bölümü[]

Shady Belle'e taşındıktan sonra John, Dutch ve Arthur, Bronte'nin nerede yaşadığını öğrenmek için Saint Denis'e giderler. Arthur kendisinden para çalan bir sokak afacanını kovaladıktan sonra nehir kenarında bir konakta yaşadığını öğrenir ve üçlü onunla yüzleşmeye gider. Üç çete üyesi eve girer ve neredeyse bir silahlı çatışmaya çıkmaya ramak kala uzalaşırlar: John ve Arthur bir grup mezar soyguncusu ile ilgilenecek ve karşılığında Bronte, Jack'i geri verecektir. İkili mezar soyguncularıyla ilgilenir ve ganimetleri alıp kanun adamlarına gözükmeden mezarlığı terk eder. İkili, ganimetle birlikte Bronte'ye döner ve Bronte, Dutch'ı Belediye Başkanı'nın partisine davet ettikten sonra Jack'i serbest bırakır.

Bill, Hosea, Arthur ve Dutch, Belediye Başkanı'nın partisine katılır ve soygun ipuçları bularak partiyi terk eder. Daha sonra Arthur, Rains Fall adında bir Kızılderili şefiyle konuşmaya gider. Onu, oğlu Eagle Flies ile birlikte Saint Denis'te bulur. Rains Fall'ın, Arthur'a ABD Ordusu, kendi topraklarından çekmek istediğini söyler ve bu konuda Arthur'dan yardım ister. Arthur'dan, Cornwall Rafinerisi'nde bulunan suçlayıcı belgeleri çalmasını ister. Arthur kabul eder ve daha sonra rafineriye gizlice girer. Bir yetkiliyi ona belgeleri vermeye zorladıktan sonra oradan kaçar. Bir grup muhafız tarafından yakalandıktan sonra, Eagle Flies bir patlamaya neden olarak dikkatleri dağıtır ve Arthur'un kaçmasını sağlar. İkili kaçmayı başardıktan sonra Eagle Flies, Arthur'a ödeme yapar ve belgelerin yardımcı olacağını umduğunu söyler.

Arthur, belediye başkanının partisinde.


Kampta Susan Grimshaw, Arthur'a Tilly'nin Foreman kardeşler tarafından kaçırıldığını ve gidip onu kurtarmaları gerektiğini söyler. Liderleri Anthony Foreman'ı bulmak için yola koyulmadan önce kardeşlerin gizli evine varıp Tilly'yi kurtarırlar. Anthony yakalandıktan sonra, oyuncuya onu öldürme ya da kurtarma seçeneği verilir, Susan ölmesini belirtir ve Tilly ise sessiz kalır. Hangi seçenek seçilirse seçilsin Tilly bir daha Foreman kardeşler tarafından rahatsız edilmeyecektir. Sadie, Arthur'a Kieran'ın ortadan kaybolduğunu ve onun için endişelendiğini söyler. Konuşmasını bitirir bitirmez, Kieran'ın kafası kesilmiş bir şekilde at sırtındaki bedeni kampa gelir ve O'Driscoll'lar kampa saldırır. Çete kendini daha iyi savunabilmek için köşke çekilir, aynı sırada Dutch, Sadie'nin dışarıda olduğunu ve hayatı için savaştığını fark eder. Arthur ona yardım eder ve Sadie'ye saldıranları öldürür, ancak Sadie yine de içeri girmeyi reddeder, kocasının intikamını almak istediğini belirterek O'Driscoll'lara saldırmaya devam eder. İkisi düşman çetesinin üyelerini öldürmeye devam eder ve O'Driscoll'ları geri çekilmeye zorlarlar.

Bu bölümün bir noktasında Arthur, Micah'a bir posta arabası soymada eşlik edebilir ve Bill'i de beraberinde getirebilir. Bunun yanı sıra, bir tuzak olduğu kanıtlansa da, Lenny ile bir posta arabası da soyabilir.

Dutch, Arthur ve Lenny'e Angelo Bronte'den bir tüyo aldıktan aldığını ve Saint Denis tramvay istasyonunu soyacağını söyler. Üçlü istasyona girer içerideki insanları rehin alırlar, ancak kasada sadece doksan doların olduğunu fark ederler. Kaçmaya çalışsalar da, etrafı polislerle sarılır. Arka kapıdan bir tramvaya binerler ve şehir merkezinden çıkmaya çalışırlar. Ancak tramvayla kaza yapar ve polislerle yayan bir şekilde çatışmak zorunda kalırlar. Sağ salim kurtulduktan sonra Arthur ganimetin on beş dolar olduğunu belirtir.

Daha sonra, Mary, Arthur'a onunla Saint Denis'te buluşmasını istemek üzere temasa geçer. Arthur, Mary'i ziyarete gider. Mary, babasının alkolik olduğunu, parasını kumarda ve barlarda fahişelere harcadığını belirtir. Mary ve Arthur, babasının ne yaptığını öğrenmek için onu takip ederler, çok içmekten kustuğunu ve Bay Gillis'in aile yadigarı bir broşu sattığı Ashton ile buluştuğunu görürler. Arthur, broşu geri almak için Ashton'ı kovalarken, onu annesinden kalma bir aile yadigarı olduğunu bağırarak söyleyen Mary, babasıyla yüzleşir. Broşu aldıktan sonra, Arthur onu Mary'ye verir ve babasının nereye gittiğini sorar, Mary ise bilmediğini ve artık umursamadığını söyleyerek yanıt verir. Mary, Arthur'u birlikte tiyatroya gitmeye davet eder, burada oyuncu gitmek isteyip istemediğini seçebilir.

Kampta Dutch, Arthur'dan balkona gelmesini ister ve ona, Hosea ile kendisinin ne yapacakları konusunda anlaşamadıklarını söyler. Dutch, Angelo Bronte'yi onları kandırdığı için öldürmek istediğini ve bunun eyalet bankasını soymayı kolaylaştıracağını belirtir. Bu arada Hosea, planın çılgınca olduğunu ve bu planın sadece çeteyi tehlikeye atacağını söyler. Arthur, Dutch'a destek verir ve ikisi, Thomas adında bir balıkçıyla anlaşma yapacakları Lagras'a giderler. Dutch, Thomas ile konuşurken Thomas kaybolan asistanı Jules'ı bulmak konusunda onlardan yardım ister. Bu anlaşmaya göre Thomas, ekibi Angelo'nun malikanesine kayıkla götürecek ve aynı şekilde çıkaracaktır. Üçlü, Jules'i bir ağacın tepesinde bulur ve kayığa binerler. Ne yazık ki, yolda büyük bir timsah tarafından saldırıya uğrarlar. Timsah genç adamın bacağını ısırır, ancak Arthur tarafından kurtarılır. Lagras'a dönene kadar dev timsaha ateş ederek korkutmaya çalışırlar.

Arthur Lagras'a döndüğünde, çete Thomas'ın kayığına biner ve Angelo Bronte'nin malikanesine doğru yol alır. Vardıklarında çete, Bronte'nin adamlarıyla çatışmaya girer. Silah seslerine takviye gelse de çete takviyeyi de bastırır. Ekip, Angelo'yu malikaneden sağ salim çıkarıp kayığa geri döner ve malikaneyi terk ederler. Angelo kendisini serbest bırakıp Dutch'ı öldüren her hangi bir çete üyesine binlerce dolar vereceğini söyler. Kimse kabul etmeyince Dutch'a hakaret etmeye başlar. Öfkelenen Dutch, Bronte'yi boğar ve bedenini timsahlara yem etmek için nehre atar.

Dutch ve Hosea, Saint Denis Bankası'nın soygun planını tamamlar. Ekip ertesi sabah hazırlanır ve yola çıkar, yolculuk sırasında Dutch planın üzerinden geçer. Hosea ve Abigail, polisi bankadan uzaklaştırmak için oyalayacak, çetenin geri kalanı bankanın ön kapılarından girecektir. İçeri girdikten sonra, Arthur kasayı yağmalar, aniden Pinkerton'lar bankanın önüne dikilir. Banka tamamen polis ve ajanlarla çevrilidir ve Ajan Milton, Hosea'yı rehin tutarak içerdekileri teslim olmaya zorlar. Dutch'ın teslim olmayı reddettikten sonra Milton, Hosea'yı göğsünden vurarak öldürür. Çete, Pinkerton'lara tüm gücüyle saldırır ve bir çatışma başlar. Dutch, Arthur'a bir kaçış yolu için bir delik açmasını söyler ve dinamit verir. Arthur duvarı havaya uçurur ve çatı katına çıkar, burada çetenin kaçması için ajanlara ve polislere koruma ateşi açar. Çete, Arthur'u takip ederken John geride kalır ve Pinkertonlar tarafından tutuklanır. Grup halen çatıya kaçmaya çalışırken Lenny, Pinkertonlar tarafından vurularak öldürülür ve Arthur ölen arkadaşının yasını tutmak için bir an duraksar. Çete daha sonra terk edilmiş bir binaya gider ve geceye kadar bekler. Bir gemiyle şehri terk etmek üzere limana gittiklerinde her yerin ajanlar ve polisler tarafından tutulduğunu görürler. Charles dikkat dağıtıp çetenin geri kalanının iskeleye ulaşmasını sağlar. Daha sonra Küba'ya giden bir gemiye binerler, ancak tekne batar.

Guarma bölümü[]

Arthur batan gemiden sağ çıkmayı başarır ve baygın halde kıyıya vurur. Biraz ilerledikten sonra çeteyi bulur ancak kısa süre içerisinde yerel ordu çetenin etrafını sarar ve çeteye prangalar takarak sorgulamaya götürürler. Biraz ilerledikten sonra Guarma devrimcileri birkaç ordu askerini vurduktan sonra ortalık karışır ve Arthur bir askerin silahını alıp prangaları kırar. Gardiyan askerleri öldürdükten sonra, devrimcilerin lideri Hercule Fontaine, çeteye onu takip etmelerini söyler. Ekip kaçarken Javier, takviye gelen gardiyanalr tarafından bacağından vurulur ve çete onu arkada bırakıp ayrılmak zorunda kalır. Hercule, çeteyi tüfek zulasıyla dolu küçük bir isyancı karakoluna götürür. Takviye isyancı karakoluna gelse de, çete gelen gardiyanları geri püskürtmeyi başarır. Daha sonra, La Capilla isimli devrimci karakoluna giderler.

La Capilla'ya vardıktan sonra, Arthur adadan ayrılmanın bir yolunu bulmak konusunda bir şeyler yapmadan önce kısa bir süre dinlenir. Daha sonra Dutch ile birlikte Javier'i kurtarmak için harekete geçerler. İkili, Gloria adında yaşlı bir kadının bulunduğu mağaraya giderler. Dutch, onları Aguasdulces'e götürecek bir merdivene kadar mağaradan geçirmeleri için yaşlı kadına altın bir külçe verir. Merdivene yaklaştıklarında yaşlı kadın daha fazla ödeme talep eder ve Dutch ödemeyi reddedince yaşlı kadın bıçak çeker. Dutch kadını boğazından yakalar ve öldürür, bu durum Arthur'un dehşete düşmesine neden olur. İkili daha sonra Aguadulces'e girerler, burada Albay Fussar önderliğinde yerel ordu gardiyanlarının Javier'i bir eşeğe bağlayarak sürüklediklerini görürler. Çift, şeker rafinerisinde askerleri oyalayacak bir şeyler bulmaya çalışırlar. Dutch ve Arthur, fırınları ateşe verip patlatmak için şeker çuvallarını bıçakla deler ve yerlere döker. Patlama sonrası çıkan arbedede ikili Javier'i kurtarır. Arroyo de la Vibora nehrine ulaşana kadar çatışarak kaçarlar. Nehirde, Arthur Dutch'a Javier'i götürmesini, gelen askerleri oyalayacağını söyler. Gelen askerleri öldüren Arthur izini kaybettirip ekibin yanına döner.

Arthur birkaç kayıp işçiyi bulmak için harekete geçer. Ancak bir okla bayıltılır ve iki militanla birlikte elleri bağlanarak esir alınır. Bir gardiyan tarafından sorgulanırken dövülür. Arthur bağlı olduğu iplerden kurtulur ve kendisini bağlayan gardiyanı öldürür. Ardından bir devrimciyle birlikte gardiyan kampının içinden gizlice geçerler. Üç devrimciyi idam edilmeden önce kurtarırlar ve Arthur etraftaki gardiyanları öldürür.

Arthur, Guarma'da kolluk kuvvetleriyle çatışırken.

Bunu olay sonrası Arthur, çeteyle birlikte Cinco Torres'e gider. Buradalarken bir Küba savaş gemisinin yaklaştığını ve düşman sürülerinin kendilerine saldırdığını fark ederler. Çete ve Hercule, düşmanların kaleye ulaşmamaları için çıktıkları kalenin üzerinden onlara ateş ederler. Hercule, Dutch ve Arthur daha sonra aşağı iner ve düşmanları öldürmeye başlarlar. Daha sonra Cinco Torres'in tepesine geri dönerler ve savaş gemisini topla batırırlar. Birkaç atıştan sonra savaş gemisi batar ve ekip adadan kaçma planları yapmaya başlar. Arthur ana karaya dönmelerini sağlayacak bir gemi kaptanının esir tutulduğu kulübeye gider. Kulübede Levi Simon aniden belirir ve Arthur'u silahsız bırakır. Dutch'da içeri gelir ve Simon'a silah doğrultur. Kısa süre içinde Fussar'da gelir ve Meksika açmazı başlar. Arthur yerde yatan gemi kaptanına doğru tüfeği ayağıyla fırlatır ve kaptan, Levi Simon'u öldürür. Fussar ise bir penceren kaçar. Daha sonra, Fussar bir kulenin tepesinde makineli tüfekle çeteye ateş açar. Arthur kuleyi havaya uçurur, Fussar'ı öldürür ve çete ana karaya dönmeye hazırlanır.

Arthur, Shady Belle'e dönmek Van Horn Trading Post'dan bir at çalar ve yola koyulur. Vardığında kampın terk edilmiş olduğunu görür. “Caroline” adıyla Sadie tarafından yazılmış ve çetenin Lakay'da olduklarını belirten bir mektup bulur. Gitmeye hazırlanırken bir grup Pinkerton gelir; Arthur isteğe bağlı olarak sessizce orayı terk eder veya ajanları öldürebilir. Ardından Lakay'a gider ve çeteyle buluşur. Çete, Arthur'u karşılar ve Abigail, Arthur'a çetenin geri kalanı gelmeden önce John'un Sisika Hapishanesinde tutulduğunu bildirir. Çete bir araya geldiğinde Ajan Milton ve bir grup Pinkerton ajanı kampa saldırır. Sadie ve Bill'in yardımıyla Arthur saldırıyı geri püskürtür. Sadie daha sonra Arthur'dan onunla Saint Denis civarında buluşmasını ister, böylece John'u hapisten en iyi nasıl kurtarabilecekleri konusunda plan yaparlar.

Dutch, Arthur'a Murfree Brood adlı bir yamyam çetesinin sığınağı olan Beaver Hollow'u onlardan temizlemesini söyler, Arthur, Charles ile birlikte yola koyulur ve yolda Guarma maceralarını anlatır. Birlikte sığınağı Murfree'lerden temizlerler. Sığınağın içerisinde Murfree'le tarafından esir tutulan ve işkence gören Meredith adında genç bir kız bulurlar. Arthur, kızı Annesburg'da yaşayan annesine götürür. Yeni kamp yeri kurulur ve çete yerleşir. Molly kampa sarhoş bir halde gelir ve Pinkertonlar'a Saint Denis Bankası soygununu anlattığını ve Dutch'a olan sinirinden dolayı çeteyi sattığını belirtir. Çete üyeleri şok olur, Susan Grimshaw, Molly'i ihanet ettiği gerekçesiyle pompalı tüfekle öldürür.

Beaver Hollow bölümü[]

Arthur yüksek onura sahipse: Arthur, Annesburg'dayken, tüberküloza yakalandığı merhum Thomas Downes'in karısı Edith Downes ile karşılaşır. Edith, kocasının ölümünün ve oğlunun madenlerde zor şartlarda çalışmasının onun suçu olduğunu söyleyerek Arthur'a öfkesini belirtir. Yaptıklarından dolayı kendini kötü hisseden Arthur, Archie'yi madenden kurtarır ve hayatlarını yeniden kurmalarına yardımcı olması için ana oğula biraz para verir. Ne yazık ki, Edith ayrılmak istemez ve para kazanmak için fahişelik yapmaya devam eder. Arthur ormanda Edith'i bir adamla birlikteyken bulur ve onu kasabadan ayrılmaya ikna eder.

Arthur, Sadie ile buluşmak için Saint Denis'e gider, ancak şiddetli bir şekilde öksürmeye başlayarak yere yığılır. Bir yabancı, Arthur'a kliniğe kadar eşlik eder ve doktor Joseph R. Barnes, Arthur'a birkaç ay önce Thomas Downes'tan kaptığı tüberküloz teşhisi koyar. Arthur bu haber karşısında şoka uğrar, bu hastalığın onu öldüreceğini anlar. Arthur hastalığını öğrendikten sonra sarsılır ve bu durum onun değişmesine ve daha iyi bir adam olmasına neden olur.

Arthur, klinikten çıktıktan sonra Sadie ile buluşur. Bir kurtarma girişimi başlatmadan önce John'un gerçekten orada olduğundan emin olmak için hapishaneyi araştırmak istediğini ve bir sıcak hava balonu kiralamak için Arturo Bullard'a para ödediğini söyler. Arthur, John'un orada olup olmadığını öğrenmek amacıyla Sisika Hapishanesini incelemek için balonla seyahat eder. John'u görür ve gardiyan balona ateş açarak oradan uzaklaşmalarına neden olur. Anakaraya ulaştıklarında, Arthur, Sadie'nin bir grup O'Driscoll tarafından kovalandığını görür ve balondan onlara ateş açar. Bullard rakip çete tarafından vurularak öldürülür ve balon düşer. Arthur ve Sadie daha sonra saldırganları galip geldikleri kanlı bir silahlı çatışmaya sokarlar. Bullard, O'Driscoll çetesi tarafından vurularak öldürülür ve balondan düşer. Arthur ve Sadie kendilerine saldıran O'Driscoll'ları öldürür.

Arthur daha sonra Sadie'nin John'u hapisten çıkarmasına yardım etmek için Sisika Hapishanesinden birkaç mil uzağında bulunan Copperhead Landing'deki rıhtıma gider. Abigail kendisinin de kurtarma operasyonuna gelmesi gerektiğini belirtir, ancak Sadie ve Arthur, kendilerine bir yük olacağını söyleyerek reddederler. Abigail isteksizce kabul etmek zorunda kalır ve Arthur ile Sadie yelken açmaya hazırlanırken ikiliye yaptıkları için teşekkür eder. Çift hapishane adasının kıyısına vardığında, tarlalara bakan bir gözetleme kulesine tırmanır ve tarlalardaki diğer iki muhafızı öldürmeden önce kuledeki muhafızı indirir. Milliken adında bir gardiyanı tutsak alırlar ve Milliken onlara John'un hücrede olduğunu söyler. Milliken'i rehin alarak hapishanenin ana kapısına doğru yürürler ve onlara John'u muhafızla takas etmek istediklerini söylerler. Değiş tokuşu yaparlar ve üçlü, peşlerine takılan gardiyanları vurarak kayığa doğru ilerler. Anakaraya döndükten sonra John ile birlikte kampa dönerler.

Dutch ve Micah, Arthur'a Annesburg'da Cornwall ile yüzleşeceklerini söyler. Cornwall'ın gelmesi beklerlerken, limanda saklanırlar. Cornwall'ın Pinkerton'larla konuşmasından sonra Dutch, Cornwall'ın karşısına dikilir. Cornwall'dan kendisine 10.000 dolar, teknesini ve ülkeden güvenli bir şekilde gitmesini sağlamasını ister. Cornwall gülerek reddeder ve Dutch onu göğsünden vurarak öldürür. Pinkerton'lar ve Cornwall'ın adamları üçlüye saldırır ve üçlü kasabadan kaçabilmek için savaşır. Çatışma sırasında Micah, Cornwall şirketinden, o ve Dutch'ın planları için gerekli olan kağıtları çalmayı başarır.

Arthur, Sadie ve Dutch ile beraber Colm O'Driscoll'un yakalandığını ve asılmak üzere olduğunu öğrendikten sonra Saint Denis'e gider. Üçlü, Colm'un asılmasından emin olmak için harekete geçer. Arthur ve Dutch polis memuru kılığına, Sadie ise sosyete bir hanımefendi kılığına girer. Kalabalığın içerisinde iki O'Driscoll üyesi, binanın tepesinde de bir keskin nişancı olduğunu fark ederler. Arthur keskin nişancıyı ortadan kaldırır, Dutch ve Sadie O'Driscoll'ları rehin alır ve Colm asılarak idam edilir.

Arthur, Mary'den, onunla bağlarını koparmak istediğini söyleyen bir mektup alır, mektupta asla birlikte olamayacakları için pişmanlık duyduğunu ifade eder. Mektup zarfının içerisinde alyansını da gönderir. Ancak Mary, Arthur'un tüberküloz'a yakalandığını ve yakında öleceğinden habersizdi.

Micah'ın çaldığı kağıtlar, Annesburg'dan Saint Denis'e taşınan büyük bir dinamit sevkiyatını içermektedir. Bu yüzden Bill ve Arthur onları durdurmak için Micah'a yardım eder. Van Horn'a giderler ve pusu kurarlar: Bill yolun ortasında sarhoş rolü yapar ve Arthur keskin nişancı tüfeğiyle yakınlarda bir evin üst katında pozisyon alır. Posta arabası durduğunda, ikili korumalara ateş açar ve arabayı ele geçirir. Posta arabasını koruyan gardiyanlar onları takip eder, ancak ikili peşlerinden gelen gardiyanları savuşturmayı başarır. Güvenliğe ulaştıklarında, Micah, John'a dinamiti Bacchus Bridge'e götürmesini söyler ve ardından Arthur'dan dinamiti kurmak için daha sonra orada kendisine katılmasını ister. Arthur burada Micah'ın emrivaki konuşmasından rahatsız olduğunu dile getirir.

Arthur ayrıca Strauss tarafından iki borçlunun peşine düşmekle görevlendirilir, bunlar: Fort Wallace'tan J. John Weathers adlı bir kaçak bir asker ve bir madenci olan Arthur Londonderry'dir. Arthur önce Weathers'ın peşine düşer, bu sırada Weathers'ın peşindeki askerler tarafından saldırıya uğrarlar. Arthur, Weathers'a yardım etmek zorunda kalır, ancak Weathers'ın vagon arabası askerler tarafından yok edilir. Askerleri öldürdükten sonra Arthur, Weathers'ın sevgilisi Wapiti Kızılderilisi bir kadını ve karnındaki şişkinlikten hamile olduğunu anlayarak ikilinin, içinde bulundukları zor durumu görür. Weathers borcu ödemek adına bir madalyon verir. Oyun burada Arthur'a kabul etme ya da borcu silme seçeneği sunar. Arthur daha sonra Londonderry'nin peşine düşer ve öldüğünü öğrenir. Arthur daha sonra Londonderry'nin dul kalan eşinin peşine düşer, ancak onu bulduktan ve kendisinin ve oğlunun yoksul olduğunu görür. Oyun burada Arthur'a borcu silme ya da Bayan Londonderry'ye yaşaması için biraz para verme seçeneği sunar.

Arthur, Strauss'un neden olduğu bu acıları yüzüne vurmak için kampa geri döner. Strauss'a kalkmasını söyler ve onu eşyalarının olduğu yere götürür. Arthur'un ne yaptığı konusunda kafası karışan Strauss itiraz etmeye başlar, ancak Arthur uzlaşma girişimlerini görmezden gelir. Strauss'un suratına para atar ve Strauss'un kamptan defolup gitmesini söyler.

Arthur, John ile Bacchus Bridge'de buluşur ve ikili, hükümet askerlerinin kaynaklarını kesmek için köprüyü havaya uçurur. Bu çabaları, neredeyse yaklaşan bir trenin kendilerine çarpacakları için neredeyse hayatlarına mal olur. Daha sonra John, Arthur'a Dutch'ın akli dengesini kaybetmesinden dolayı ailesi için endişelendiğini belirtir. Arthur, John'a hak verir ve John da ona Abigail'in Dutch'ın parayı nerede sakladığını bildiğini söyler. Arthur ona daha fazla araştırma yapmasını ve daha sonra tekrar onunla konuşmasını söyler.

Eagle Flies, Beaver Hollow'a gelir ve çeteye Fort Wallace'ta bulunan ordunun, kabilenin atlarını aldığını ve onları geri almak için yardıma ihtiyacı olduğunu söyler. Dutch, hükümete zarar verme fırsatı görerek yardım teklifini kabul eder. Charles ve Arthur'da onlara eşlik etmek için gönüllü olur. İkili Dutch'ın davranışlarını göz önünde bulundurarak birbirlerine endişelerini dile getirirler. Hep birlikte doğuya giderler, burada bir hükümet vapurunda tutulan kabilenin atlarını çalmak için vapura binerek korumaları bayıltırllar. Daha sonra atları serbest bırakarak kıyıya geri dönerler. Kıyıya ulaştıktan sonra, Eagle Flies atları geri götürürken Arthur, Rains Fall ile buluşmaya gider.

Arthur kabileye gider ve Rains Fall ile buluşur. Kızılderili şef, Arthur'un tüberküloz olduğunu fark ettikten sonra, ona ağrısını azaltabilecek otları aramak üzere birlikte dağa çıkarlar. Yolculuk sırasında Kaptan Monroe adında bir adam yardım ister ve Arthur ona yardım edeceğini söyler. Tüm bitkileri topladıktan sonra ikili Wapiti için kutsal olan bir yere giderler, ancak orayı yanmış ve kutsal nesnelerinin alındığını görürler. Ordunun işi olduğunu anladıktan sonra, Arthur kampa gizlice girer, nesneleri geri çalar ve Rains Fall'a verir. İkili daha sonra kabileye döner ve ayrılırlar.

Arthur söz verdiği üzere Albay Favors ile buluşur ve çiçek hastalığına yakalanmış küçük bir çocuğu olan kadını görür. Ordunun yapılan aşı yardımlarını kestiğini öğrenir. Arthur, Monroe'nun ona sevkiyatın nereye gittiğini göstermesini ister. Daha sonra aşıları taşıyan vagonun peşinden giderler ve aşıları çalarlar. Daha sonra malzemelerle birlikte kabileye dönerler.

Dutch'ın emriyle Arthur, Paytah ve Eagle Flies önderliğindeki bir grup Kızılderili ile buluşur. Dutch, askerleri tuzağa düşürmeyi planladıklarını söyler. Ancak Arthur, Dutch'ın sadece onları kullandığını ve onlara yardım etmediğini fark eder. Arthur, Dutch ile birlikte ağaçların diplerine dinamit yerleştirir ve askerlerin gelmesini bekler. Askerler geldikten sonra, Dutch dinamitleri patlatır ve ağaçlar yıkılarak yolu kapatır. Ekip, askerlerin teslim olmasını talep eder, ancak arkadan orduya takviyeleri ekibi gelir. Arthur, Dutch ve Kızılderililer orduyla savaşır, ancak Kızılderililerin çoğu öldürülür veya yakalanır, Arthur ve Dutch ise kaçmak zorunda kalır. Bir uçurumun tepesinde çıkmaza girerler ve ordu tarafından etrafları kuşatılır. Dutch bir planı olduğunu söyler. Uçurumdan aşağı nehire atlayarak biraz yüzerek kıyıya varırlar.

Eagle Flies'in yakalanmasının ardından Albay Favors ve Rains Fall arasında bir toplantı düzenlenir. Rains Fall, Arthur ve Charles'tan onlara eşlik etmelerini ister ve Arthur, Charles'ın yalvarması üzerine kabul eder. Toplantı sırasında, Arthur bir öksürük nöbeti geçirir ve bir çadırda dinlenir. Çadırda, Favors'ın Monroe'yu idam etmeyi planladığını duyar. Toplantıdan sonra, Favors'ın Monroe'yu tutuklar ve onu idam edeceğini açıklar. Charles ve Arthur saldırırlar ve Monroe'yu kurtarırlar. Monroe'yı, Emerald Station'a götürmeden önce bir kayanın arkasına saklanarak kendilerine saldıran orduyu yenerler.

Charles ve Arthur, Eagle Flies'in Fort Wallace'ta tutulduğunu öğrenir ve onu kurtarmaya karar verirler. Nehri geçerler ve geceye kadar beklerler. Daha sonra bir iple arka duvardan tırmanmadan önce birkaç nöbetçiyi sessizce yayla öldürürler. Eagle Flies'ı kurtardıktan sonra kalenin arka duvarında bir delik açarlar ve nehir boyunca kaçarlar. Ordudan kaçtıktan sonra Eagle Flies'ı babasına götürürler.

Kampa dönüp iyileştikten sonra Eagle Flies, arkasında kabilenin savaşçı erkekleriyle beraber Beaver Hollow'a gelir ve çeteye, orduyla savaşacaklarını söyleyerek yardım ister. O sırada Rains Fall devreye girer ve kabilesine savaşa gitmemesi için yalvarır. Eagle Flies babasının sözünü dinlemez ve yola koyulurlar. Ardından çetenin çoğunluğu da onların peşlerinden gider. Vardıklarında, birçok Wapiti Kızılderilisinin öldürüldüğünü görürler. Arthur kısa süre sonra Eagle Flies'ı fark eder ve çete iki gruba ayrılır - Arthur, Eagle Flies'ın peşinden ilerler. Karşılarına çıkan muhafızları öldürdükten sonra Dutch ile buluşurlar. Depo kapılarına kadar savaştıktan sonra Dutch ve Arthur içeri girer ve devlet tahvillerini alırlar. Ayrılırlarken, bir borunun patlaması sonucu Arthur geride kalır. Hemen ardından daha fazla asker gelirken Dutch, Arthur'u ölüme terk eder. Arthur askerler tarafından vurulmadan hemen önce, Eagle Flies ortaya çıkar ve askerleri hızlı bir şekilde arka arkaya öldürür, ancak Albay Favors tarafından karnından ölümcül bir şekilde vurulur. Favors daha sonra silahını Arthur'a doğrulturken, Arthur önce davranıp Favors'u öldürür. Daha sonra depodan çıkar ve Dutch'a kendisini ölüme terk ettiğini belirtir, Arthur Eagle Flies'i, Charles ve Paytah ile birlikte kabilesine geri götürür. Kabileye ulaştıklarında, Eagle Flies yaralarına yenik düşerken Arthur, Kızılderililerin kaçmasına yardım etmek için kabilede kalan Charles'a veda eder. Kabileden ayrıldıktan kısa bir süre sonra, Arthur ikinci bir şiddetli öksürük nöbeti geçirir ve bilincini kaybeder. Şans eseri o yılın başlarında yardım ettiği Alman ailesi onu bulur ve Arthur'un bilincini yeniden kazandığı Annesburg'a götürür.

Dutch, ülkeyi terk etmeden önce çeteye son bir soygun daha yapacaklarını söyler. İçinde maaş bordrosu ve Bacchus Köprüsü'nü onarmak için malzeme bulunan Saint Denis'ten geçen bir Ordu trenini soyacaklarını söyler. Saint Denis'e giderler, ancak tren şehirde durmayıp devam eder ve çete atlarla trenin peşinden gitmek zorunda kalır. Trene atladıktan sonra askerler çeteye saldırır ve Arthur onlarla çatışırken, John sol omzundan vurulur. Dutch onu kurtaracağını söyler ve çetenin geri kalanı treni koruyan son askerleri öldürüp ganimeti toplar. Daha sonra Dutch, Arthur'a John'un öldüğünü söyler.

Döndüklerinde Tilly ile karşılaşırlar ve Tilly, Abigail'in tutuklandığını belirtir. Dutch ve Micah, Abigail'i kurtarmak istemediklerini belirtir. Eski dostunu ölüme terk etmeyi ve Jack'in yetim kalmasını istemeyen Arthur ve Sadie, Abigail'in esir tutulduğu Van Horn'a giderler. Arthur, kasabada savaşan Sadie'yi bir deniz fenerinden Carcano Tüfeği ile korur, ancak Abigail'in tutulduğu binaya ulaştıktan sonra iki Pinkerton tarafından pusuya düşürülür ve yakalanır. Arthur ikisini de kurtarmak için deniz fenerinden kasabaya iner ve bütün gardiyanları öldürür. Binaya girdiğinde Ajan Milton sessizce belirir ve Arthur'a silahını doğrultur. Milton ona Micah'ın çeteye ihanet ettiğini ve Guarma'dan döndükten sonra Pinkerton'lara muhbirlik yaptığını söyler. Arthur sinirle Milton'un üzerine saldırır, bir süre cebelleştikten sonra Abigail aniden Milton'ı Sadie'nin tabancasıyla vurup öldürür ve Arthur'u kurtarır. Arthur, Sadie ile birlikte Abigail'i Tilly ve Jack'in yanına gönderip Micah ile yüzleşmek üzere kampa gider. Abigail, Arthur'a Dutch'ın zulasının anahtarlarını verir ve veda etmeden önce ona parayı nerede bulacağını söyler.

Arthur kampa girer ve Micah'ın hain olduğunu duyurur, Micah ve Arthur arasında bir tartışma başlar. Başlarda, John, Dutch'ın onu ölüme terk ettiğini söyleyerek kampa gelmesine kadar kimse taraf tutmaya istekli değildir. Sadece Susan, Arthur'un tarafını tutar ve Micah'a bir pompalı tüfek doğrultur. Javier, Pinkertonlar'ın geldiğini söylediği sırada Susan'ın dikkati dağılır ve Micah fırsattan istifade Susan'ı vurup ölümcül şekilde yaralar. Çetenin geri kalanı Dutch ve Micah'ın tarafını tutar, Arthur ve John tek kalır ve Pinkertonlar kampa saldırır. Arthur ve John mağaradan kaçarlar, burada Arthur, John'a Micah'ın hain bir sıçan olduğunu söyler. Mağaranın içinden geçip yüzeye ulaştıktan sonra Arthur, John'a ailesinin Copperhead Landing'de güvende olduğunu söylerek kendisi ve ailesi için yeni ve temiz bir hayat kurmasını söyler. Arthur ve John kaçarlarken atları vurulur ve yere savrulduktan sonra hızla kalkarak kendilerine sıkan Pinkertonları öldürürler. Arthur, geriye dönüp atı son nefesini verirken başını okşar ve her şey için atına teşekkür eder. Arthur burada zor bir seçim yapmak zorunda kalır: Para için geri dönebilir ya da John'un kaçmasına yardım edebilir.

Arthur John'un kaçmasına yardım ederse: Arthur, John ile birlikte dağlara doğru ilerler. Biraz sonra Arthur, John'a şapkasını ve eşyalarını verip Pinkerton'ları uzak tutacağını onun +devam etmesini söyler. John, Arthur'la gönülsüzce yollarını ayırırken, Arthur silahını çekip üzerine saldıran Pinkertonlara ateş eder. Ancak beklemediği bir anda Micah tarafından saldırıya uğrar; ikiside çıkıntıdan aşağıdaki yere düşer ve ardından yumruk yumruğa kavga etmeye başlarlar. Arthur, Micah'ı bir duvara fırlattıktan sonra tabancalarından biriyle yüzüne vurur, ancak silah savrulur ve ikisi de yere düşer. Arthur tabancaya doğru sürünür, ancak tam silahı alacakken Dutch eline basar. Arthur, Dutch'a, ona her şeyi verdiğini ve Micah'ın sıçan olduğunu yeniden belirtir, Micah diğer tabancasını yerden alır ve Dutch'tan onunla gelmesini ve parayı birlikte almalarını ister. Ancak Dutch ikisini de dinlemez ve Arthur'u ölüme terk ederek oradan ayrılır.

  • Yüksek onur: Dutch gittikten sonra, Micah öfkeyle oradan uzaklaşır ve Arthur'u ölüme terk eder. Arthur daha sonra uçurumun kenarına sürünür ve son gün doğumuna tanık olur, tüberkülozuna, yaralarına ve bitkinliğine yenik düşerek orada hayatını kaybeder.
  • Düşük onur: Dutch gittikten sonra kaçmak yerine Micah, Arthur'a yaklaşır ve Arthur'un ondan daha iyi olmadığını iddia ederek tabancasıyla başına nişan alır. Hemen ardından Arthur'u alnından vurur. Arthur'un cesedine tükürüp gülerek oradan ayrılır.

Arthur para için geri dönerse: Arthur, John'a şapkasını ve eşyalarını verip John'u çetenin kampına geri dönmeden önce kendi başına kaçması için bırakır. Arthur karşısına çıkan Pinkertonları öldürerek Dutch'ın mağaranın içinde sakladığı paraları bulur ve alıp mağaranın çıkışına ilerler. Mağaralardan çıkarken beklenmeyen bir anda Micah tarafından saldırıya uğrar ve sağ bel kısmından bıçaklanır. Micah'ı savurup bıçağını çektikten sonra, ikisi bıçaklı kavgaya tutuşurlar.

  • Yüksek onur: Kavga sırasında Arthur, Micah'ın sol gözünü kesmeyi başarır ve kör eder. Öfkelenen Micah, Arthur'u yere yatırır ve bıçaklamaya çalışır, ancak Arthur, Micah'ın elini ısırıp yüzüne yumruk atıp onu savurur. O sıra Dutch çıkagelir, Arthur, Micah'ın çeteye ihanet ettiğini yeniden belirttikten sonra, Micah inkar eder, Dutch sessizce ikisini de terk eder ve oradan uzaklaşır. Micah daha sonra Arthur'un sandıktan aldığı para torbasını alarak ayrılır. Arthur ölüme terk edilir ve tüberküloza, ilk bıçak yarasına ve bitkinliğe yenik düşmeden kısa bir süre önce güneşin doğuşunu izler ve hayatını kaybeder.
  • Düşük onur: Arthur, kavga sırasında Micah'ın sol gözünü kesmek için bıçağını savururken dengesini kaybeder ve yere düşer. Dutch gelmeden önce Micah, mücadele sırasında Arthur'u göğsünden bıçaklamayı başarır. Arthur, Dutch'a Micah'ın hain bir sıçan olduğunu tekrar belirtir ve Dutch'dan onu öldürmesini ister, ancak Dutch hiçbir şey söylemeden uzaklaşır. Arthur daha sonra sürünerek uzaklaşmaya başlar, ancak Micah elinde bir bıçakla ona yaklaşır ve Arthur'u sırtından bıçaklayarak öldürür.

Arthur'un nasıl öldüğüne bağlı olarak, arka planda Rocco DeLuca'nın "Crash of Worlds" şarkısı çalarken (tonu, tınısına göre değişir) güneş ışıkları üzerine vurmuş bir geyik (Yüksek onur) veya yağmurda bir çakal (Düşük onur) görülür. Ölümünden sonra bir noktada, Arthur'un cesedi Charles Smith tarafından bulundu ve Charles Smith onu istediği gibi akşam güneşine bakan güzel bir yere gömdü. Mezar, Bacchus Köprüsü'nün kuzeydoğusunda, Ambarino'da yer alır.

Sonsöz[]

Arthur'un Marston'a yeni bir hayata başlama fırsatı vermesi, sekiz yıl sonra John ve ailesinin, çiftlik sahibi olup Beecher's Hope'ta mutlu bir şekilde yaşamalarına vesile olur.

Arthur'un ölümünden yıllar sonra, Mary'nin mezarını ziyaret ettiği, halen onun yasını tuttuğu ve Arthur'un onuruna bağlı olarak mezarının etrafında bir kartal veya bir çakal olduğu görülür.

Arthur'un intikamı 1907'de John, Sadie ve Charles'ın, Micah ve çetesini, Hagen Dağı'nda yok ettiklerinde alınır. Micah, Van der Linde çetesini Pinkerton'lara sattığı için John ve Dutch tarafından ortaklaşa öldürülür. İronik olarak, John'un Micah'ı avlama ve Arthur'un ölümünün intikamını alma eylemi, Edgar Ross'un ailesini kaçırmasına ve dört yıl sonra kendi ölümüne neden olur.

Oyuncu %100 tamamlamaya ulaştıktan sonra, John'un Arthur'un mezarını ziyaret ettiği kısa bir ara sahne oynatılır. Ara sahne normal oyuna dönmeden önce John, Arthur'un günlüğünü tamamlarken ve "Sanırım işimiz bitmek üzere, dostum" sözlerini söylerken görünür.

Görünümler[]

Red Dead Redemption 2

Ana karakter olarak, Bölüm 6'nın sonuna kadar tüm görevlerde görünür.

Diğer bilgiler[]

  • Arthur karakteri, John Marston'u canlandıran Rob Wiethoff'un favori karakteridir.
  • "OYUNCU" menüsünde, Arthur ve John'un "Sağlık" sekmesinin altında farklı açıklamalar yer alır. Arthur'un açıklaması "Hastalık kolayca tedavi edilemez" yazıyor. John'da ise, "John hiç hastalanmayacak" eki yer alıyor.
  • Hikayenin kahramanı olarak görünmesine rağmen Arthur, normalde eski batı hikayelerinde kötü adamla ilişkilendirilen siyah bir şapka takarken, düşman olarak gösterilen Micah, genellikle kahramanlıkla ilişkilendirilen beyaz bir şapka takar. Bu, kanun kaçaklarının kötü ve kanunun iyi olduğuna dair daha geleneksel görüşü yansıtır ve aynı zamanda Micah'ın ihanetinin habercisidir.
  • Ajan Milton'a göre Arthur'un başında, ABD Hükümeti ile bugünün para biriminde kabaca 150.000 dolara eşdeğer olan 5.000 dolarlık bir ödül vardı.
  • Red Dead Online'daki "The Haraway" kıyafeti, Arthur'un "Yaz Silahşörü" kıyafetidir.

Galeri[]

Çizimler[]
Ekran görüntüleri[]
Advertisement